Arama

Dünya Çocuk Hakları Gününde Ülkemizde Çocuk ve Bebek Hakları

Sevgili Ebeveynler, bugün tüm Dünya’da Çocuk Hakları Günü ve ben bugün sizlerle bu yazımda Türkiye’de çocuklarımızın ve bebeklerimizin durumuna ve uğradıkları haksızlıklara değinmek, sizlerle biraz olsun dertleşmek istiyorum.

Gelin zor biliyorum ama önce ilk yaramıza parmak basalım. Ülkemizde maalesef kız ve erkek çocuk eşitsizliği sürmekte. Kırsal kesimde olduğu kadar göç alan büyük kentlerimizde de hala kız bebek doğduğu andan itibaren bir erkek bebek kadar yoğun ilgi ve ihtimam göremiyor. Nesli sürdürecek olan erkektir, bu nedenle de daha kıymetlidir temelinde kalıplaşmış düşünce tarzı ile kız çocuklar yeterince ilgi göremiyorlar ve kız çocuk hakları çiğneniyor. Örneğin, en temel eğitim hakları gasp ediliyor ve kız çocuklar erkek kardeşlerine hizmet etmek gibi bir yükümlülük ile karşı karşıya kalıyorlar.

Bu haksızlığı değiştirebilmek hepimizin, tüm kadınların temel görevi olmalı bence. Her girdiğimiz ortamda bu konuya dikkat çekmek ve yanlışlığı vurgulamak zorundayız ve en önemlisi bizler çocuklarımızı yetiştirirken kızlarımızı erkek kardeşlerine hizmet etmekle görevlendirmemeliyiz ve onlara kesinlikle en az erkek çocuklarımıza sağladığımız kadar eğitim hakkı vermeliyiz diye düşünüyorum.

Benim yürekten inandığım bir konu kadının geleceğin mimarı olduğudur. Daha güzel ve parlak bir gelecek istiyorsak kız çocuklarımızı en az erkek çocuklarımız kadar iyi yetiştirmeli onların eğitim haklarına asla ipotek koymamalıyız diyorum.

Öte yandan eğitim haklarından konu açılmışken bu alanda Türkiye’de hala 351.000 çocuğumuz okul yerine işe gitmekte ve temel eğitimden mahrum bırakılmaktadır.

Güncel bir konu olduğu için değinmeden geçemeyeceğim başka büyük bir yaramız ise bugün ülkemizde misafir olarak kabul ettiğimiz mülteci çocukların içinde bulundukları koşullardır. Bundan aylar önce katıldığım bir sempozyumda tanınmış pediatrik psikiyatrist Prof.Dr.Bengi Semerci bu çocukların bugünlerde yaşadıkları savaş ve yıkım travmasının sonuçlarının bu konuda gereken önlemleri alamamamız durumunda gelecekte toplum olarak karşımıza sorunlar yumağı şeklinde çıkacağının altını çizmiştir.

Bu kalben yaralı çocukların beslenme, barınma ve eğitim gibi temel hakları konusunda neler yapılabileceğinin de tartışılması ve planlanması gerekiyor.

Sevgili Ebeveynler, kesinlikle yanlış anlaşılmasın, çocuklarımızın tek hakkı tabii ki eğitim hakları değil ama bana kalırsa en fazla suiistimal edilen haklarından biri eğitim hakları ve o nedenle de bu yazımda ilk değindiğim konu eğitim hakkı oldu.

Sevgili Bebek 0-48 ay bebeklerine odaklı bir internet sitesi olduğundan esasen ben bu yazımda biraz da hiç farkına varmadan çiğnediğimiz ayaklar altına aldığımız bebek haklarından söz etmek istiyorum.

Öncelikle doğumdan itibaren bebeklerimizin bir birey olduğunu, ebeveyn olmakla beraber onların adına her şeyi yapabileceğimiz gibi toplumda hakim olan genel yargıyı kırmamız gerekiyor.

Biliyorum çoğunuz şimdi “Bebek neyi nasıl düşünecek tabii ki biz her konuda yetkiliyiz” diyeceksiniz. Örnekleyerek gitmemiz bu konuda daha doğru olacak bence.

Bebeğinizin doğumdan gelen kişilik hakları söz konusudur ve bu hakların koruyucusu ve kollayıcısı da ebeveynlerdir.

“Nedir peki bu haklar?” diye soracak olursanız buyurun size bebeklerin çiğnenmemesi gereken kişilik haklarından bazıları:

  • Bebeklerin kişisel alan hakkı
  • Bebeklerin özel hayat hakkı
  • Bebeklerin birey olma hakkı
  • Bebeklerin cinsel istismardan korunma hakları
Bu maddelere teker teker sırasıyla değinelim dilerseniz.

1. Yetişkin bireyler olarak bizler karşımızdaki kişinin bize dokunup dokunmayacağına karar verecek güçteyiz ve bunu açıkça belirtebilecek konuşma yetisine de sahibiz. Oysaki bebekler için bu iki unsur da geçerli değildir. O halde bebeklerin bu temel kişilik hakkı bizlere; ebeveynlerine emanettir ve onları koruyup kollamakla yükümlüyüz. Örneğin “Senin yanaklarını ham yaparım, yerim, ısırırım.” söylemleri içinde bebeği sevmeye çalışan komşu teyzeye izin vermemek gibi.

2. Çağımız sosyal medya çağı desek yeridir. Maalesef hepimiz -özellikle de gençler- sosyal ağların beğeni ve paylaşım denizinde yüzüyoruz. Bu konuda benim sıklıkla eleştirdiğim konuysa paylaşılan özel anların bebek ve küçük çocuk resimleri ve videoları. Bebeklerin özellikle çıplak, banyo yaparken vb. resimlerinin uçsuz bucaksız sosyal medyada tıklanma rekorları kırması bence bunları yayınlayan ebeveynleri sevindirmek şöyle dursun tedirgin edip pişman etmeli, çünkü bebeğin kişisel haklarından vücut mahremiyetine sanal anlamda alenen tecavüz edilmesidir bu. Bebek resimlerimizi bilindik eş dost ortamında yeri geldikçe paylaşmadan duramayacağız biliyorum ama bun konularda lütfen dikkatli ve bilinçli olalım.

3. Ağlayan bebek hele de 12 aydan küçükse iki temel nedenden ağlamaktadır. Fizyolojik rahatsızlık ve/veya duygusal rahatsızlıktır. Bu nedenle ağlayan bebek için halk arasındaki “Boş ver sesi gürleşir”, “Her ağladığında yanına gitme, şımarır” veya “Ağlar ağlar susar” gibi söylemlere asla itibar etmemeliyiz. Bu dönemde bebek ağladığında verdiğiniz tepki gösterdiğiniz ilgi onun beyin alt yapısında özgüveninin ve kendini değerli hissetme güdüsünün oluşumunda temel taşı olacaktır.

4. Bebeklerin cinsel istismara karşı korunması en hassas olmamız gereken konuların başında geliyor bence. Özellikle kırsal alanda veya çekirdek aile biçiminden farklı kalabalık ailelerde gerek daha büyük çocukların gerekse yakın akraba çevresinin bebekler ile davranış kalıplarına çok dikkat etmeliyiz. Örneğin bir ergen çocuğun bebekle sürekli yalnız kalmak için bahaneler üretiyor olması ebeveynler için bir uyarı verebilmeli kanımca. Başka bir örnek ise yakın bir akrabanın 24 aylık bebeğe uygunsuz sayılabilecek sevgi gösterisinde bulunması, dudağından öpmeye kalkması veya popodan şaplaklar alması ebeveynler olarak sizlere bunu engellemenin yollarını düşündürmeli diyorum.

Bebek ve çocukların haklarının korunmasında sanırım genel bakış açımız empati olmalıdır. Örneklersek kendimize izinsiz yapılmasını istemeyeceğimiz ve/veya yapmamızın hak olduğuna inandığımız her konunun bebeklerimiz ve çocuklarımız için de geçerli olacağınız hissetmemiz ve benimsememiz gerekiyor.

Fatma Nur Olcay

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.158.152.80

Yorum Yok

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.

Anneler ve Babalar İçin Hakkında Diğer Faydalı Bilgiler