Arama

Bebeklerde Kucak Alışkanlığı

Doğumun ardından yeni anneler, bebeğin bakımı konusunda tecrübesizlik ve bilgisizlik sebebiyle oldukça heyecanlı ve endişeli olurlar. Bu endişelerinden biri de bebeğin kucağa alınması konusunda çevresinden duydukları çelişkili çözümlerdir.

Kimilerine göre bebeği kucağa almak onu kucağa bağımlı hale gelir ve sürekli kucak ister. Bu yüzden anneye dinlenmek, işlerini yapmak için hiç zaman kalmaz. Kimi görüşlere göre ise bebeği kucağa almamak bebekte güvensizlik yaratır ve yeni doğduğu bu yabancı dünyaya karşı korku oluşturur. Bu iki görüş arasında kalan annelerin ise aklı tamamen karışır.

Bebekler ihtiyaçlarının karşılanabilmesi hem de daha yakın ilişki içerisinde olunabilmesi için doğdukları andan itibaren çoğunlukla anne ve babalarının kucaklarında olurlar. Bu yüzden çoğu bebek kucağa alışır ve sürekli anne ve babasının kucağında olmak ister. Hatta kucaktan yerine yatırılan bebeklerin çoğunlukla yaygarayı bastığı bile olur. Bu dengeyi oturtabilmek, zor ve tecrübe isteyen bir süreçtir.

Maalesef anneler için verebileceğimiz şu kadar süre kucakta olmalı, şu kadar süre yerinde yatmalı gibi bir formülümüz yok. Çünkü her bebek kendine özgüdür, her bebeğin ihtiyaçları farklıdır. Bu ihtiyaçları belirlemek ve dengeye oturtmak ise anne ve babaların zamanla kendi kendilerine kazanacakları deneyimler ile olacaktır.

Bebeklerin doğdukları andan itibaren yetişkinlerle iletişim kurabilmesinin tek yolu sesleridir. Acıkınca, altını kirlettiğinde, yalnız hissettiğinde veya neden sonuç ilişkisini öğrenebilmek için tek yapabildikleri ağlamaktır. Bebeklerinin ihtiyaç ağlamaları ile neden sonuç ilişkisini çözebilmek için ağlamaları arasındaki farkı ayırt edemeyip, ufaklık her ağladığında kucağına alan anne babalar ise bebeklerinin kucağa alışmasına sebep olurlar.

Bebek Her Ağladığında Kucağa Alınmalı mı?

Bebekler her zaman acıktığında veya bir şeye ihtiyaçları olduğunda ağlamazlar. Bazen, ağladıkları zaman anne ve babalarının onunla ilgileneceğini bilmek veya yeni dünyalarını keşfetmek için de ağlayabilirler. Bebekler, özellikle yeni doğan bebekler, yaşamlarının ilk yıllarında oldukça sık ağlarlar. Günde ortalama farklı zaman dilimlerine yayılarak toplam 3 saat kadar ağlarlar ve bu oldukça normaldir. Ağlama bebeğinizin konuşma dilidir.

Bebeğinizi her ağladığında kucağınıza almak yerine, önce durup biraz düşünebilirsiniz. Karnı tok mu, gazı var mı, bezi kirli mi veya ateşi ya da bir rahatsızlığı var mı? Eğer ağlama sebebi bunlar gibi bir ihtiyacından kaynaklı değilse, bebeğinizi kucağınıza almak yerine, dikkatini dağıtmayı deneyebilirsiniz. Örneğin sevdiği bir oyuncağı gösterebilir veya müzik dinleterek sakinleştirmeye çalışabilirsiniz. Ya da kucağınıza almadan yattığı yerden onunla konuşabilir, sırtını okşayabilir ve sakinleştirmeye çalışabilirsiniz. Böylece bebeğinizde “Ağlıyorum fakat benimle kimse ilgilenmiyor, burada yalnızım korkuyorum” hissi oluşmaz. Onu kucağınıza almadan da güvende tutabileceğinizi öğrenebilir.

Fakat asla bebeğiniz ağladığında onu kucağınıza almayın demek değil bu anlattıklarımız.

İhtiyaçları karşılanan bebekler sakin ve huzurlu olurlar. Bebekler için ilk zamanlar çok yeni ve tehlikeli görünen dünya ile baş edebilmenin tek yolu annesinin kucağıdır. Zamanla annesinin bakımı ve sevgisi sayesinde bebek dünyaya alışmaya ve güven hissetmeye başlar. Bu temel güven duygusu geliştikçe, eskiden sürekli ağlayarak annesinin kucağını isteyen bebek, artık annesinden ayrı kalmaya daha çok dayanabilmeye başlar. Çünkü artık ihtiyacı olduğunda ve ağladığında annesinin yanında olacağını bilir. Korkuları yavaş yavaş güven duygusuyla değişirken bebeğiniz etrafının farkına varmaya başlar ve merak duygusu gelişir. Artık etrafına gülücükler saçmaya, merak etmeye, keşfetmeye, emeklemeye ve daha ileriki zamanlarda yürümeye başlar.

Bebeğiyle eşduyum içinde olan anne de artık bebeği her ağladığı anda onun yanında olup kucaklamak yerine, zamanla aslında yemeğin altını kapatmaya da vakti olduğunu keşfeder. Bebekler ve anneleri uyum içinde olurlar. Anneler bebeklerinin neden ağladığını ses tonlarından ve ağlamalarından anlar hale gelirler.

Bu elbette zamanla oluşabilecek bir tecrübedir. Yaşamının ilk yıllarında sıklıkla ağlayan bebeğin zamanla etrafına güven duyması ve böylece ağlamalarının seyrekleşmeye başlaması, annenin de bebeğinin ağlamasının sebebini öğrenmesi ve fiziksel bir ihtiyaçtan mı yoksa anneye olan ihtiyacından mı kaynaklandığını anlaması ve her defasında kucağına almak yerine bebeğinin yanında olduğunu ona hissettirerek güven vermesi, aslında böylece bebeğinin büyümesine izin vermesi gereklidir.

Bebeklerden her şey yolunda ise, psikolojik gelişiminde bir sorun yok ise zaman ilerledikçe daha az kucak istemesini bekleriz. Halbuki 7-8 aylık civarındayken yabancılardan korkmaya ve annelerinin kucaklarını daha sık istemeye başlayabilirler. 18-24 aylıkken de anneye daha çok ihtiyaç duymaya ve kucak istemeye yönelebilirler. Yani bebekler gelişim dönemlerinde zaman zaman kucağa daha fazla ihtiyaç duyabilirler. Bu normal bir durumdur.

Söylediğimiz gibi her bebek farklıdır, ihtiyaçları ve istekleri de farklıdır. Ebeveynler ve bebekleri arasındaki eşduyum sayesinde bebeğinin ihtiyaçlarını bilen aileler zamanla bebeklerinin kucak istekleri ve ağlamaları karşısında ne yapmaları gerektiğini bilebilirler. Bu eşduyum, aileler ve bebekleri arasında zamanla oluşan uzun ve güzel bir yolculukla doğal olarak gelişir.

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.144.217.63

Yorum Yok

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.

Anneler ve Babalar İçin Hakkında Diğer Faydalı Bilgiler